Merhabalar,
Dünya çapında dağıtım kanalları olan akaryakıt markaları elektrik motorlu ve sıfır salımlı taşıtların çoğalması karşısında ne yapıyorlar? Nasıl pozisyon alıyorlar? Bu yazımda sizlere akaryakıt markalarının son günlerde attıkları adımlar hakkında bilgi vermek istiyorum.
Mutlaka dikkatinizi çekiyordur. 2050 den itibaren başlıca G7 ülkeleri artık sıfır karbon izi ortamına geçeceklerini açıkladılar. Örneğin İngiltere, bu hedefe ulaşmak için 2030 dan itibaren ülkesinde fosil yakıt kullanan motorlu taşıt satışını yasaklayacak. Diğer gelişmiş ülkelerde de benzer inisiyatifleri görüyoruz.
Peki bu durumda, yıllardır akaryakıt markası olarak bildiğimiz dev şirketler ne yapıyor? Cevabı basit aslında. Shell, Total, BP gibi markalar, artık birer enerji şirketi olarak elektrik enerjisine ve onun otomotiv alanında kullanımına ilişkin yol haritalarını hazırladılar ve uygulamaya koymaya başladılar.
Bu noktada Total markasının öne çıkmaya başladığını yeni yatırımlarından görüyoruz.
Önceki yazılarımın birisinde, Total’ in AB ülkelerindeki en yaygın elektrikli şarj noktaları ağını kuran ve işleten marka olmaya yönelik yatırımlarından bahsetmiştim.
Son günlerde Total’ den yeni iki atak daha geldi.
Borsa Gündem tarafından verilen 12 Kasım 2020 tarihli habere göre Fransız orijinli petrol ve gaz devi Total, Almanya merkezli Viessmann grubunun elektrikli taşıt şarj noktaları kuran ve işleten birimini satın aldığını açıkladı. Münih merkezli Viesmann Grubu, halen Almanya’ da 2 bin şarj noktasına sahip. Total yetkilileri, 2025 yılına kadar Avrupa genelinde 150 bin şarj noktasını faaliyete geçirme hedefiyle yatırımlarını sürdürüyorlar.
Total, Avrupa’nın batısında her 150 km de bir olacak şekilde 300 akaryakıt istasyonuna 150 KW gücünde 1000 adet hızlı şarj noktası kuruyor. Ayrıca İşletmeler ve şirketlere ait alanlarda 10 000 şarj noktası tesis ediliyor.
Total ile ilgili ikinci haber de yağ grubundan 10 Kasım 2020 tarihinde geldi. Buna göre, elektrikli ve hibrit taşıtlar için kullanılacak özel sıvı üretimi başlamış durumda.
Total tarafından verilen bilgiye göre bu özel sıvının avantajları şöyle sıralanıyor:
Yalıtkan özelliği ile kullanım emniyeti sağlıyor.
Elektrik motorunun bakır bobinlerini korozyondan koruyor.
Taşıtların seri kullanımında ve hızlı şarj sırasında ortaya çıkan yüksek ısının tahliyesini sağlıyor ve pillerin aşırı ısınmasını önlüyor.
Daha az sürtünme sağlayarak aşınmayı önlüyor.
Total’ in Fransız otomotiv grubu PSA ile ortak pil üretimine geçmek için ortaklık yaptığını da daha önce paylaşmıştık. Fransa ve Almanya’ da kurulacak birer fabrika ile toplam 1 milyon adet /yıl kapasiteli pil üretimi 2023 yılında başlayacak.
Sonuç olarak akaryakıt markaları da enerji şirketleri olarak büyük bir dönüşüm içinde. Yakın gelecekte otomotiv pazarını ele geçirecek elektrikli taşıtların enerji ihtiyacını giderecek şarj pazarında aslan payını kapmaya çalışıyorlar. Yani büyük bir yarış göreceğimiz kesin. Bakalım bizim ülkemizde bu kapışma nasıl gelişecek?
Gelecek yazılarımda buluşmak üzere sağlıkla kalın.
NOT: Yazılarımı otomobilhaber.com.tr üzerinden de takip edebilirsiniz.

2 Yorumlar
Sayın İbrahim bey, otomotiv üzerinde, yakıt ve şarjlı araçlarla ilgili yorumunuzu gayet mantıklı olduğunu takdir ediyorum. Bir ATİK Grubu ailesi olarak ilgi alanımızda olduğundan, değerli görüş ve yorumlarınızın devamını bekler, sağlıklı yaşamlar dilerim.
İlginize çok teşekkür ediyorum Hasan Nazım Bey. Periyodik olarak görüşlerimi aktarmaya devam edeceğim. Saygılarımla,
Buraya Yorum Yazabilirsiniz