Merhaba değerli dostlarım,

Bu ay başında gelen 2 aylık ÖTV ve KDV indirimleri ile yıl sonu iç pazar satışları için umutlanan otomotiv sektörünün  ihracatının ne kadar daha büyümesini bekliyoruz?

Dilerseniz önce Ekim 2018 sonu rakamlara kısaca bakalım:

Otomotiv Endüstrisi İhracatçılar Birliği ( OİB) bültenine göre Ekim 2018 ihracatı %11 artışla 2.92 Milyar $ oldu.

Yine aynı bültene göre Ocak – Ekim 2018 döneminde otomotiv endüstrimizin ihracatı %12.5 artışla 26.3 Milyar $ a ulaştı.

Yine sevindirici bir rakam daha verelim; otomotiv endüstrimizde ihracatın ithalatı karşılama oranı Ekim 2018 ayında %96 ya kadar çıktı.

Bütün bu rakamlar, gelecek için bizleri umutlandırıyor. Peki acaba otomotiv ihracatının artışı sürdürülebilir mi?

Bu konuda olumlu sözler söylemek ne yazık ki pek mümkün değil.

Çünkü ihracatın sürdürülebilir artışı, otomotiv üretim kapasitemizin sürdürülebilir büyümesine bağlı.

Günümüz itibariyle motorlu taşıt üretme kapasitemiz OSD verilerine göre bu yıl 2,046,437 adete ulaştı.

Otomotiv Sanayi Derneği ( OSD ), 2017 sonu üretim adedini 1,749,572 olarak vermişti. Kapasite kullanım oranımız % 85 e dayanmış oldu. %100 kullanım oranına ulaşmanın pratikte mümkün olmadığını, global üretimde kapasite kullanımının % 70 in altında olduğunu da belirtmeliyiz.

Henüz OSD tarafından Ekim 2018 Üretim İstatistikleri yayınlanmadı. Eylül 2018 verilerine göre toplam motorlu taşıt üretimimiz 1,167,028 adet ile geçen yılın aynı dönemine göre %5 azaldı. Bu azalmada iç pazar daralmasının ciddi rolü oldu. yani, ihracat artışı üretimde iç pazar daralmasını ikame edemedi.

Elbette iç pazar daralması sürdürülemez ve yıllık iç pazar satışlarımız 1 Milyon adetlik rakamlara kısa sürede dönmelidir.  Üstelik o günlere kısa sürede ulaşmamız; yerli üretimini yaptığımız motorlu taşıt modellerinin yenilenmesi için de çok önemli. Zira, iç pazarı canlı olmayan, ürettiğini satamayan ülkelerde global markaların yeni model üretimimi için nazlanacaklarını gayet iyi biliyoruz.

Peki, yine yılda 1 Milyon ve üzeri iç pazar büyüklüğü yaşamaya başladığımızda ihracat ne olacak? Üretim kapasitemiz  henüz 2 milyon adet ve kapasite artışını sadece mevcut yerli üretici fabrikalardaki tevsi yatırımlarında görüyoruz. Bu da ülkemize bir sıçrama yaptırmıyor.

Hatırlarsınız; 2023 vizyonunda Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlarken otomotivde 3 milyon motorlu taşıt ihracı ile 75 Milyar $ ihracat geliri hedeflerimiz vardı.

5 yıl sonra 2023 yılını yaşayacağız.100. yıl hedeflerine varmamız mümkün olmasa bile yaklaşabilir miyiz? Mevcut kapasite büyüklüğümüz ile bu da olanaksız doğrusu.

Ülkemize gelerek  üretime başlamış 10 kadar global otomotiv markasının yatırımlarına bakarsak şunu görüyoruz : Ülkemize son olarak 1997 de Honda markası gelerek doğrudan yatırım ( FDI) yapmış. Yaklaşık 21 yıl geçmesine rağmen daha sonra ülkemize gelip yatırım yapan ve üretime geçen bir global otomotiv markası olmamış.

İşte sorun burada. Eğer biz iç pazarı canlı ve sürdürülebilir seviyede tutabilir, global markalara güvenli ve rekabetçi yatırım  ortamı sunabilirsek ancak o zaman yeni otomotiv markalarını cezbedebiliriz. Böylece kapasiteyi artırırken bu markaların dış pazarlarına yeni ihracat imkanları gelir. Yoksa mevcut ihracat seviyemizi sürdürebilir olarak büyütmenin imkanı ne yazık ki yok.

Bu noktada, ülke olarak kaçırdığımız bir fırsatı üzülerek paylaşmak isterim;

Geçen yıl Mart ayında  Peugeot ve Citroen markalarını bünyesinde barındıran PSA, General Motors’ a ait Opel markasını 2.2 Milyar € bedelle satın aldı. Böylece Opel’in Avrupa içindeki üretim ve pazar teşkilatını da satın almış oldu. Bu markayı biz alamaz mıydık? Tabi ki alabilirdik. Yerli ve Milli otomobil üretme çabalarımız içinde, 1 milyonun çok üzerine global üretim potansiyeli ve geçen yıl 935 binin üzerinde satışı olan Opel  bizlere büyük bir avantaj vermez miydi? Ebette verirdi.

Öte yandan, Opel’ in Ar-ge ekibi ile milli otomobilimizi geliştirmek  çok daha kolay ve ucuz olurdu. Hazır pazarı ve satış teşkilatı büyük avantaj sağlardı.  Ben birçok kez bunu çeşitli vesilelerle ilgili mercilere ilettim ama sesimi duyuramadım. Sonuçta fırsat kaçtı, yazık oldu..

Umarım gelecekte doğabilecek yeni fırsatları böyle kaçırmaz, otomotiv üretme kapasitemizi zaman kaybetmeden yeni global markalarla artırmaya başlarız. Ne dersiniz?

İyi bir hafta sonu dileklerimle,