Merhabalar,
Son yıllarda bayilerde sıra bekleten, “Ne alırsan kârdır” diyerek otomobili yatırım aracı gören alım fırtınası tamamen dindi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) açıkladığı Temmuz ayı verileri, sektörde uzun süredir beklenen ancak yüzleşilmekten kaçınılan bu gerçeği net bir şekilde gözler önüne serdi: Otomotiv pazarı geçen yılın Temmuz ayına göre %25 oranında daralarak 80 bin sınırına geriledi.
Peki, ne oldu da pazar bir anda bu kadar sert bir frene bastı?
Aslında yanıtta sürpriz ya da anlık bir kriz yok. Karşımızdaki tablo, izlenen sıkı para politikasının ve finansal gerçeklerin sahaya tam anlamıyla yansımasından ibaret.
İlk olarak, krediye erişim artık bir mucizeye dönüşmüş durumda. Bugün ortalama bir sıfır km aracın fiyatı 1,5 milyon TL eşiğini çoktan aşmışken, bankaların sunduğu kredi limitleri ve yüksek faiz oranları tüketiciyi adeta oyunun dışına itiyor. Cebinde tam parası olmayan için otomobil sahibi olmak artık uzak bir hayal.
İkincisi ve belki de en önemlisi; otomobilin bir enflasyon kalkanı ve spekülatif kazanç kapısı olma dönemi kapandı. Mevduat faizlerinin sunduğu cazip getiriler ve ikinci el piyasasındaki köpüğün sönmesiyle, pazarı ayakta tutan o yapay talep çekildi. Geriye sadece gerçekten otomobile ihtiyacı olan gerçek alıcı kaldı. O alıcı da mevcut finansman şartlarında frene basıyor.
Tüm bunlara, GSR2 güvenlik standartları mevzuatı öncesinde yapılan “stok eritme” kampanyalarının talebi öne çekmesini de eklemek gerekiyor. Haziran ayında indirimlerle öne çekilen satışlar, Temmuz ayının potansiyelinden çaldı ve tabloyu daha da belirginleştirdi.
Açıkça söylemek gerekirse; yılın ilk 7 ayında satışların %10’un üzerinde gerileyerek 638 bin adede inmesi, sektörün yıl sonu için hedeflediği 1 milyon üzerindeki satış için acaba mı dedirtiyor doğrusu. Kredi matrahlarında veya faiz kanadında esnek adımlar atılmadığı sürece, yılın geri kalan aylarında düşüşün sürmesi riski varsa da ben 1 milyon eşiğinin geçileceğine inananlardanım.
Dikkat edilecek husus şu: Otomotiv sektörü için artık ne getirsek satılır devri bitti. Aksine, nasıl finanse ederiz de satarız dönemi başladı. Hedefleri tutturabilmek için artık sadece iyi otomobil üretmek yetmiyor, erişilebilir finansman kanallarını bulmak gerekiyor.

0 Comment
Buraya Yorum Yazabilirsiniz