Değerli dostlarım,
OSD, bu hafta sonu Ocak 2020 üretim ve ihracat raporunu yayınladı.
Rapor, 2019 Ocak ayına göre toplam motorlu taşıt üretiminin artmadığını, otomobil üretiminin ise % 6 büyüdüğünü gösteriyor. 2019 yılında ise toplam taşıt üretimimiz 2018 e göre % 6, ihracatımız ise % 5 düşmüştü.
İhracatta düşüş devam ediyor. 2019 Ocak ayına göre %4 azalma var.
Gerçi ODD, iç pazarda binek ve hafif ticari araç satışlarının Ocak ayında % 90 arttığını açıklamıştı. Ağır taşıtları da dahil ettiğimizde artışın % 89 olduğunu OSD raporu da söylüyor. Ancak ben özellikle iç pazar böyle bir artış içinde iken toplam üretimin aynı kalması ve ihracatın azalması üzerinde durmak istiyorum.
Otomotiv sektörü içinde bulunan dostlarımın dikkatinden kaçmamıştır.
KPMG Türkiye, 2020 Sektörel Bakış adlı bir rapor yayınladı. Bu önemli çalışmadan çıkardığım önemli mesajları paylaşmak istiyorum:
1. LMC Automotive, dünya otomotiv satışlarının 2018 yılından sonra 2019 yılında da azalarak 94 Milyon adede indiğini gösterdi. Üretim adetleri de aynı 94 Milyon seviyelerine inmiş oldu.
2. Coğrafi olarak üretimde en büyük pay % 54 ile Asya ülkelerinde. AB ülkelerinin payı ise 2008 de %29,5 iken 2018 yılında %22 düzeyine inmiş durumda. 2030 da % 5 lere kadar düşeceği bekleniyor.
3. KPMG, 2015 te 5,5 Trilyon $ büyüklüğündeki otomotiv geliri içinde 0,1 Trilyon $ olan yeni iş alanlarının payının 2030 yılı içinde 7,7 Trilyon $ gelir içinde 4,3 trilyon $ a çıkacağını söylüyor. Yani, otomotiv sektörünün geleceğini otonom sürüş, mobilite, araç paylaşımı, bağlanabilirlik ve elektrifikasyon konuları belirleyecek. Yeni gelir kaynaklarının bunlar olacağını KPMG teyit ediyor.
4. Hibrid motorlu araçların bu dönüşüm içinde ara çözüm olacaklarının altını çizmek gerekiyor.
5. AB ve ABD tarafından konulan yeni emisyon standartları ve yaptırımlar bu dönüşümü şiddetli etkiliyor. 2020 yılından itibaren AB ülkeleri içinde 95 gr/ km Co2 emisyonu sınırlaması devreye girdi. Üreticiler, bu sınırın üzerindeki her bir araç için 65 € ceza verecekler. Üstelik, AB Parlamentosu 2030 yılından itibaren bu sınırı 65 gr/ km altına çekmenin hazırlığı içinde.
Değerli dostlarım,
Global otomotiv sektörü bu denli şiddetli bir dönüşüm içine girmişken biz de Türkiye olarak dışarıda kalmamalı, seyirci olmamalıyız. Yerli ve milli TOGG otomobili ilgili çalışmalar teknolojik olarak doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Ama giderek büyük bir rekabet gelişiyor. KPMG, Avrupa’da 2025 yılında 330 farklı elektrikli ve hibrid modelin satılacağını söylüyor.
İşte bu gelişmeler, üretiminin % 85 ini ihraç eden otomotiv sanayimizin üzerinde fırsat olduğu kadar tehdit oluşturuyor. Üretim hatlarımızın biran önce yeni nesil araçların üretimi için hazırlanması gerekiyor. Sadece fosil yakıt tüketen araçlar üreterek üretim ve ihracatımızı artırmak bir yana, korumamız dahi mümkün olmaz. Onun için ülkemizde üretim yapan global markaların elektrik enerjisi kullanan yeni modellerini de ülkemizde üretmesini sağlamamız gerekiyor. Hem de hiç gecikmeden..
Gelecek yazılarımda görüşmek üzere.
Not: Yazılarımı otomobilhaber.com.tr üzerinden de takip edebilirsiniz.

2 Yorumlar
Düşüncelerinize harfiyen katılıyorum sayın İbrahim bey, İNŞALLAH düşüncelerinize kulak veren devlet büyükleri olur!
Saygılarımla......
Teşekkür ederim Atilla Kaptan. Umarım dediğin gibi olur..
Buraya Yorum Yazabilirsiniz